Bir süre önce mobilya fuarını şehir olarak geçirdik. Eşimle dostumla genel değerlendirmelerini konuşurken mutlu ve memnun olanlarla da mutlu olmayanlarla da karşılaşıyorum. Dünya ve ülke olarak bakıldığında zor zamanlardan geçiyoruz. Küresel üretim ve ticaret şekli tamamen değişiyor. Mal ve hizmet akışı, işbirlikleri değişiyor. En önemlisi de tüketici davranışları değişiyor. Değişen tüketici davranışları değişirken ürünler, malzemeler, tasarımlar, ürün ömürleri, boyutları her şey değişiyor.
Bu kadar değişikliği konuşurken dostlarımla konuşurken fark ettim ki aslında sürekli aynı şeyleri yaparak farklı sonuç bekleniyor. Ne demek istiyorum? İş yapış şekli olarak İnegöl’de fuar yapılıyor. Şirketler yeni modelleri ile hazırlanıyor. Müşteri bekleniyor. Satış yapma hedefiyle görüşmeler yapılıyor. Sonrasında az ya da çok bir bölümü satışa dönüyor ya da dönmüyor. Dünya’da bir çok fuarda da büyük ya da küçük bu şekilde ilerleniyor. Türkiye özelinde rakip olarak görebileceğimiz İstanbul ve Kayseri fuarları da pek farklı değil. Yurtiçi ve yurtdışından müşterileri getirmek ve satış yapmak. Tabi aynısını Çin’de yaptığı için günün sonunda ortak cevaplar rekabet konusuna geliyor.
Hal böyle olunca konu maliyet temelinde rekabet edebilmek kısır bir döngüsü içerisine takılıp kalıyor. Peki bu maliyet konusu geçer mi? Ölçek temelinde üretim yapan bu avantajını kaybeder mi? Yarın başka bir ülke ölçek avantajı yaratır mı? Biz sadece ölçek avantajı üzerine mi konuşmamız lazım?
Artık farklı şeyler söylemek lazım. Mobilya’nın Başkenti tanımı tam olarak ifade etmediğini düşünüyorum. Mobilya sektöründeki en büyük kümelenme bir çok yerde yok ancak bu kümelenme tek başına yeterli olmuyor artık. Mobilya’nın bile çok fazla kategorisi olduğunu düşündüğümüzde tasarım, malzeme, teknoloji, ölçek gibi bir çok faktör de aslında denklemin önemli bileşenleri.
Bence artık tüm şehri bir fuar merkezine dönüştürmek gerekiyor. Mimarlıktan moda tasarımına, malzeme teknolojilerinden endüstriyel tasarıma, aydınlatmadan tekstile bir çok alanı entegre ederek söyleşilerin, ödüllerin, farklı ürün tasarımlarının sergilendiği, gastronomi ile birleştirerek şehri bir tasarım Dünyasına çevirmemiz küresel ölçekte yeni bir şeyler söylememiz anlamına gelir. Bu noktada kümelenmeden daha ileriye giderek malzemeden tasarıma her alanda liderlik edecek vizyonu ortaya koymalıyız. Sonrasında küresel tedarik zinciri ve merkezler ile işbirlikleri geliştirerek ve kendi ULUSLARARASI MERKEZİMİZİ oluşturarak mobilyanın yeni konumlanmasını gerçekleştirebiliriz, bir çok yeni sektörü kazandırabiliriz.
Tabi bunu yaparken şehirde yeni sektörlerin kazandırılması, turizmin geliştirilmesi de çok daha önemli. Unutmayalım 1970 sonrası şehre yabancı yatırımcıların gelmesiyle şehirde mobilyanın gelişimi hızlanmıştır.
Tema
Tanım
Örnek
Design & Life
Yaşam alanlarında tasarım
“Bir mobilyadan bir yaşam” sergisi
Sustainable Craft
Sürdürülebilir üretim ve doğa dostu malzeme
Geri dönüştürülmüş ahşap sergisi
Innovation Zone
Akıllı mobilya, teknolojik yenilikler
“Smart Living” alanı
Heritage & Story
İnegöl’ün üretim tarihçesi
“Mobilyanın 100 Yılı” belgesel gösterimi
Taste & Stay
Şehir gastronomisi ve konaklama deneyimi
“İnegöl Tadım Rotası”
Alan
Kazanım
Ekonomi
Şehrin yıllık ticaret hacmi 2 fuarla birlikte %30’a kadar artar.
Organizasyon, lojistik, turizm, sanat alanlarında yeni istihdam yaratır.
“Fuar alanından şehre taşan deneyim.” Artık sadece “ticaret fuarı” değil; tasarım, yaşam, kültür ve üretim ekosistemi haline gelen bir festival.
“İnegöl, üretimin kalbinden yaşamın merkezine dönüşüyor.”
“İnegöl, deneyim merkezine dönüşüyor”
Düşünsenize konserler, etkinlikler, söyleşiler, sanat aktiviteleri, küçük tasarım atölyeleri, ürün sergileri gibi gibi bir çok alanla oluşturulmuş bir festival haftasında İnegöl tasarım deneyimini yaşayarak, mobilya sektörü ile aslında tüm alanların birlikteliklerinde sinerji çıkaracaktır
Şehir hep birlikte bu dönüşümü sağlayabileceğini düşünüyorum. Tüm kurumlar bir arada sorumluluklarıyla bu ipi ve vizyonu gögüsleyebilir.
1981 yılı İnegöl doğumluyum. Bilgi Üniversitesi İşletme Yönetimi Yüksek Lisansımı (MBA) gerçekleştirdim. Yüksek Linsans Yönetim, finans, Pazarlama ve Satış, Strateji ve İş geliştirme alanlarını kapsamaktadır. Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. İlkokulu Gazipaşa ilk okulunda , sonrasında ise Turgutalp Anadolu Lisesinde okudum. Evli 2 çocuk babasıyım. İngilizce ve Almanca biliyorum.
Çocuk yaşlardan beri ticaretin içindeyim. Ailem 1948 yılında Yunanistan’dan önce İstanbul’a sonrasında ise maddi imkansızlıklardan ötürü İnegöl’e yerleşmiş , babam 60’lı yıllarda hayalindeki tavukçuluk işi ile ticaret hayatına atılmış. Sonrasında inşaat, ilaç, yem ve hayvancılık gibi alanlarda faaliyetlerini gösterirken benim de çalışmama gibi bir şansım olmadı. Simit, leblebi tozu, kırık yumurta satışı da ziyadesi ile yaptım Ayrıca İnşaatlarda kalıplardan çıkarılan çiviler tekrar toplanıp düzeltilip sağlam kalanları kullanılırdı. O iş de belirli bir ücret karşılığı benden sorulurdu
Sonrasında Üniversite dönemimde de çalıştım. Yaklaşık 3 yıl kadar AIESEC isminde bir derneğin Yönetim Kurulu üyeliğini yaptım . 200’e yakın ülkede faaliyetlerini sürdüren, mesai saatleriyle Uluslararası bir şirket gibi çalışan ve Hollanda Merkezinden şubelerine kadar herkesin öğrenci olduğu bir dernek. Ancak Türkiye ve Dünya’daki bir çok uluslararası ve ulusal şirketin partner olduğu bir dernek. Hem öğrencilerin yabancı ülkelerde iş tecrübesi kazanmasını sağlıyor hem de bulunduğu ülkedeki şehirlerde yer alan şubelerinde şirketlerle, derneklerle, Ticaret odalarıyla projeler gerçekleştiriyor. Bu sayede Bursa Sanayisindeki birçok kurum ve İstanbul’da birçok kurum ile işbirliğinde bulunma ve çalışma fırsatını yakaladım. BTSO, BUSİAD, TUSİAD, MÜSİAD, GESİAD, KALDER ve bunun gibi birçok kurum. Bu dönemlerde de ticari faaliyetlerim oldu.
AIESEC sonrasında Ekonomistler topluluğu ve ARI grubunda çalışmalarda bulundum. Aynı zamanda uluslararası ticaret alanında uzmanlığımı aldım. Akabinde bir dönemim Almanya’da hem eğitim hem de ticari çalışmalarla geçti. Sonrasında bir dönem Malta’da iş İngilizcesi uzmanlığım için bulundum ve sonrasında askere gittim.
2006 yılında askerlik dönüşünde çantamı aldım ve Çin’e mal getirmek için gittim. Döndüğümde Çin’den mal getirmeye başladım. Türkiye’deki birçok zincir markete, TV Satış kanallarına ve toptancılara ithalatını yaptığım ürünlerin satışını yapmaya başladım. Aynı zamanda uluslararası emtia piyasalarında da faaliyetlerim oldu. Demir, Şeker gibi…
Bugün inşaat , uluslararası ticaret , eğitim, danışmanlık ve takı alanlarında faaliyetlerimiz var.
İnşallah farklı sektörlerde de girişimlerimiz olacak.
İnşaat sektöründe konut ve işyeri projelerimizle yenilikçi, tüketici ihtiyaçlarına uyumlu ve ihtiyaçlarının farkındalığını sağlayan projeler gerçekleştiriyoruz. Uzun yıllara dayanan tecrübemiz ile müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Planlamamız ile birlikte inşaat hem inşaat alanında hem inşaat teknolojileri anlamında şehir dışında projeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.
Eğitim ve danışmanlık alanların Learn ‘N Play markamızda çocuk gelişim merkezimizin faaliyetine başladık. Çocuk gelişim uzmanlarımızda iç sistemlerimizin oluşturduk. Önümüzdeki süreçte Franchise yoluyla zincirleştirmek istiyorum. Gelişim merkezimizde aynı zamanda yurtdışından ithal eğitici ve geliştirici oyuncak satışları yapılmaktadır. Aynı zamanda aile ve kişisel danışmanlık alanında faaliyetini sürdürmektedir. Bununla beraber Luzz Accessories markamızla yurtdışından getirdiğimiz takılarımızın satışını yapmaktayız. Bu alandaki çalışmamız daha çok online iş modeli olarak geliştirdiğimiz bir faaliyet alanımızdır.
İş hayatımız ile birlikte sivil toplum kuruluşlarındaki faaliyetlerim de devam etmektedir. Yaklaşık 18 senedir dernekçiliğin içerisindeyim. Bahsettiğim gibi AIESEC ile 19 yaşımda dernekçilik faaliyetim başladı. Aslında o biraz profesyönel çalışma alanıydı. Çünkü 19 yaşında ekibimizde 80-100 kişi çalışıyordu. Raporlama sistemlerinden bilançolarına, muhasebe proglamı Logo kullanımından projelendirmeye top yekün profesyonel bir çalışma alanıydı. AIESEC sonrasında ekonomistler topluluğu ve ARI grubunda dernekçilik faaliyetlerim sürdü. İnegöl’de dönüşümle birlikte Genç Müsiad’da 2 sene kadar görev yaptım. Sonrasında İnegöl Genç İşadamları Derneğinde 8 sene kadar faaliyetim oldu. 4 sene de Bursa Ticaret Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu İcra Kurulunda görevim yaptım. 5 sene kadar da İnegöl Ticaret Sanayi Odası Meclis Üyeliğinde bulundum.
Yusuf ŞEHİTOĞLU tarafından yazılan tüm gönderileri görüntüle