Açıkçası siyaset çok ilgi alanım değil. Amacım siyaset yapmak hiç değil çünkü bu şekliyle siyaset ilgi alanım gerçekten değil ama son günlerde rahatsızlıklarım var. Kişisel olarak ülkemin ve şehrimin kalkınmasını kafaya takmış, gelişimi ve yeniliklerin öncüsü olmayı destekleyen biriyim.
Bir hafta on gündür yaşananları izliyorum. Gerçekten ülkem adına üzülüyorum. Bizim yapacak çok işimiz ve yürüyecek çok yolumuz varken vakit kaybediyoruz. Bir yatırımcı olarak Mehter takımı gibi iki ileri bir geri gitmekten çok sıkıldım.
23 yıldır ülkemizin başında olan bir iktidar partisi var. Kimine göre doğruları kimine göre yanlışları var. Yıllara sarih yorulmuş, yıpranmış gelişmesi ve değişimi kendi içerisinde yaşaması gereken bir iktidar partisi var. Yeni, başarılı isimleri içerisinden çıkarmalı ve önlerini açmalı.
Diğer taraftan ülkemizin kurucusu olan bir ana muhalefet partisi var. Uzun dönemdir muhalefet tarafında ve bugün geldiğimiz noktada bence güçlü muhalefet yapamadığı, kendi kadrolarını güçlü oluşturamadığı, yeni isimleri içerisinden çıkaramadığı için çözümü sokakta arıyor.
Sokağa çıksın insanlar. Tepkisini göstersin hiçbir itirazım yok. Ancak zarar vermeden, düşüncesini söyleyerek ; provoke etmeden, provokasyona gelmeden. Unutmayalım bu ülke bu sokaklarda her görüşten pırıl pırıl birçok genci hatta jenerasyonları kaybetti.
Dünya değişiyor. Hem de bugüne kadar olandan çok daha hızlı değişiyor. Ülkeler bu değişimde yerlerini almak için ciddi hamleler yapıyor. Suudi Arabistan bile artık değişim olmazsa ilerleyemeyeceğinin farkına vardı ve neler yapıyor. Yeni Dünya’da ihtiyaçlar, iş yapış şekilleri/iş modelleri, beklentiler ve bunun gibi birçok değişiklik yaşanırken biz ülke olarak bu değişimi kaçırmamalıyız.
Bu nedenle tüm Liderlere ve büyüklerimize söylemek istediğim husus yetişen değerlerin ve yeni jenerasyonların önünü açın Lütfen… Yeniyi risk olarak tehlike olarak görmeyin…
Bunu yaptığımızda en önemli kazancımız çağı yakalamak, değişime liderlik etmek, tüm yaş gruplarıyla bir harman yapmak ve en önemlisi katılımcı bir yönetimi yakalamak. Sadece Ankara’dan, sadece İstanbul’dan sadece tek merkezden kararlar almayalım.
Dünya açık kaynak kodlarıyla ter türlü katkıya kucak açan platformlarla iş modeli oluştururken bizler de yönetimimizde bunu yapabiliriz.
Katılımcı olan kendini her zaman ait hisseder…
Yusuf ŞEHİTOĞLU tarafından yayınlandı
1981 yılı İnegöl doğumluyum. Bilgi Üniversitesi İşletme Yönetimi Yüksek Lisansımı (MBA) gerçekleştirdim. Yüksek Linsans Yönetim, finans, Pazarlama ve Satış, Strateji ve İş geliştirme alanlarını kapsamaktadır. Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü mezunuyum. İlkokulu Gazipaşa ilk okulunda , sonrasında ise Turgutalp Anadolu Lisesinde okudum. Evli 2 çocuk babasıyım. İngilizce ve Almanca biliyorum.
Çocuk yaşlardan beri ticaretin içindeyim. Ailem 1948 yılında Yunanistan’dan önce İstanbul’a sonrasında ise maddi imkansızlıklardan ötürü İnegöl’e yerleşmiş , babam 60’lı yıllarda hayalindeki tavukçuluk işi ile ticaret hayatına atılmış. Sonrasında inşaat, ilaç, yem ve hayvancılık gibi alanlarda faaliyetlerini gösterirken benim de çalışmama gibi bir şansım olmadı. Simit, leblebi tozu, kırık yumurta satışı da ziyadesi ile yaptım Ayrıca İnşaatlarda kalıplardan çıkarılan çiviler tekrar toplanıp düzeltilip sağlam kalanları kullanılırdı. O iş de belirli bir ücret karşılığı benden sorulurdu
Sonrasında Üniversite dönemimde de çalıştım. Yaklaşık 3 yıl kadar AIESEC isminde bir derneğin Yönetim Kurulu üyeliğini yaptım . 200’e yakın ülkede faaliyetlerini sürdüren, mesai saatleriyle Uluslararası bir şirket gibi çalışan ve Hollanda Merkezinden şubelerine kadar herkesin öğrenci olduğu bir dernek. Ancak Türkiye ve Dünya’daki bir çok uluslararası ve ulusal şirketin partner olduğu bir dernek. Hem öğrencilerin yabancı ülkelerde iş tecrübesi kazanmasını sağlıyor hem de bulunduğu ülkedeki şehirlerde yer alan şubelerinde şirketlerle, derneklerle, Ticaret odalarıyla projeler gerçekleştiriyor. Bu sayede Bursa Sanayisindeki birçok kurum ve İstanbul’da birçok kurum ile işbirliğinde bulunma ve çalışma fırsatını yakaladım. BTSO, BUSİAD, TUSİAD, MÜSİAD, GESİAD, KALDER ve bunun gibi birçok kurum. Bu dönemlerde de ticari faaliyetlerim oldu.
AIESEC sonrasında Ekonomistler topluluğu ve ARI grubunda çalışmalarda bulundum. Aynı zamanda uluslararası ticaret alanında uzmanlığımı aldım. Akabinde bir dönemim Almanya’da hem eğitim hem de ticari çalışmalarla geçti. Sonrasında bir dönem Malta’da iş İngilizcesi uzmanlığım için bulundum ve sonrasında askere gittim.
2006 yılında askerlik dönüşünde çantamı aldım ve Çin’e mal getirmek için gittim. Döndüğümde Çin’den mal getirmeye başladım. Türkiye’deki birçok zincir markete, TV Satış kanallarına ve toptancılara ithalatını yaptığım ürünlerin satışını yapmaya başladım. Aynı zamanda uluslararası emtia piyasalarında da faaliyetlerim oldu. Demir, Şeker gibi…
Bugün inşaat , uluslararası ticaret , eğitim, danışmanlık ve takı alanlarında faaliyetlerimiz var.
İnşallah farklı sektörlerde de girişimlerimiz olacak.
İnşaat sektöründe konut ve işyeri projelerimizle yenilikçi, tüketici ihtiyaçlarına uyumlu ve ihtiyaçlarının farkındalığını sağlayan projeler gerçekleştiriyoruz. Uzun yıllara dayanan tecrübemiz ile müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Planlamamız ile birlikte inşaat hem inşaat alanında hem inşaat teknolojileri anlamında şehir dışında projeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.
Eğitim ve danışmanlık alanların Learn ‘N Play markamızda çocuk gelişim merkezimizin faaliyetine başladık. Çocuk gelişim uzmanlarımızda iç sistemlerimizin oluşturduk. Önümüzdeki süreçte Franchise yoluyla zincirleştirmek istiyorum. Gelişim merkezimizde aynı zamanda yurtdışından ithal eğitici ve geliştirici oyuncak satışları yapılmaktadır. Aynı zamanda aile ve kişisel danışmanlık alanında faaliyetini sürdürmektedir. Bununla beraber Luzz Accessories markamızla yurtdışından getirdiğimiz takılarımızın satışını yapmaktayız. Bu alandaki çalışmamız daha çok online iş modeli olarak geliştirdiğimiz bir faaliyet alanımızdır.
İş hayatımız ile birlikte sivil toplum kuruluşlarındaki faaliyetlerim de devam etmektedir. Yaklaşık 18 senedir dernekçiliğin içerisindeyim. Bahsettiğim gibi AIESEC ile 19 yaşımda dernekçilik faaliyetim başladı. Aslında o biraz profesyönel çalışma alanıydı. Çünkü 19 yaşında ekibimizde 80-100 kişi çalışıyordu. Raporlama sistemlerinden bilançolarına, muhasebe proglamı Logo kullanımından projelendirmeye top yekün profesyonel bir çalışma alanıydı. AIESEC sonrasında ekonomistler topluluğu ve ARI grubunda dernekçilik faaliyetlerim sürdü. İnegöl’de dönüşümle birlikte Genç Müsiad’da 2 sene kadar görev yaptım. Sonrasında İnegöl Genç İşadamları Derneğinde 8 sene kadar faaliyetim oldu. 4 sene de Bursa Ticaret Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu İcra Kurulunda görevim yaptım. 5 sene kadar da İnegöl Ticaret Sanayi Odası Meclis Üyeliğinde bulundum.
Yusuf ŞEHİTOĞLU tarafından yazılan tüm gönderileri görüntüle